Hayat ve Mutluluk

“Her şey yerli yerinde ama olmayan bir şeyler var” diyenlerin sayısı giderek artıyor etrafımızda. Sanki “bir şeyler hep eksik” gibi:

·       içimizdeki “ben”den uzaklaşıp

·       pek de yolunda gitmeyen “işler” yüzünden

·       kendimizi yaşayamadığımız

·       renksiz bir hayatın

·       maskeli ve mutsuz izleyicileri olabiliyoruz.

Giderek yüzeyselleşen ilişkiler nedeniyle içimizdeki yalnızlık büyüyor ve bizi yapay telafi yollarına savuruyor. Hep meşgulüz, ama hiç bir şeye yetişemiyoruz; yaşamak için bulamadığımız zaman, yakınmak için fazlasıyla var. Beklenti yüklü ilişkiler nedeniyle içimiz daralıyor.

Oysa biliyoruz ki “hayat kısa, kuşlar uçuyor”. Yanı başımızda olağanüstü bir hayat duruyor; ama bilmek, çözmek için yetmeyebiliyor…

Konfüçyüs’ün dediği gibi, sanki “karanlık bir odada, siyah bir kediyi aramak” gibi şu mutluluk peşindeki sonuçsuz telaşımız; hele o kedi, o odada yoksa…

Maddiyat odaklı kişisel gelişim tavsiyeleri ve mutluluk reçeteleri bir türlü yeterli olmuyor. İnsan ilişkileri, duygular, düşünceler, hayaller, başarı, iyi hissetmek, hoş zaman ve hayatın anlamı hakkında her şeyi içtenlikle konuşmak, masayı yeniden kurmak, pencerelerimizi açıp içimizi havalandırmak, sahici bir hayata sarılmak ve daha iyi hissetmek için gülümseyelim. O zaman hemen gülümseyecektir bize, Başucumuzdaki Hayat!